Kedisel Bilgiler

Bilim dünyasının en önemli 12 kedisi

Kedilerin insanoğlunun egemenliğindeki bu dünyada hiç de azınsanmayacak katkıları var. Schöredinger’in kedisinden casus kedilere kadar… İşte bilim tarihine geçmiş kediler…

 

2001’de Teksas Üniversitesi’nde klonlamayla dünyaya gelen “Carbon Copy” adlı kedi.

Edwin Hubble’ın kedisi Nicolas Copernicus, Hubble’ın çalışmalarında yardımcı olmuştu. (Yardımı, Hubble çalışırken kitap sayfalarının üzerinde yayılmaktan ibaretti)

Albert Einstein radyo dalgarıyla iletişimi açıklarken bir kediyi örnek vermişti. “New York’tan kedinin kuyruğunu çekiyorsun. Kedi Los Angeles’ta miyavlıyor” demişti.

1960’larda CIA “Operation Acoustic Kitty” planıyla kedileri casusluk için eğitmeyi planlamıştı.

2010’da Oscar adlı kedi, ilk protez ayak takılan kedi olmuştu.

Bilim adamları 2011’de bir kediyi genetik olarak modifiye ederek karanlıkta neon ışığı gibi parlamasını sağlamıştı. Aslında bu çalışma HIV virüsüne karşı yapılan çalışmaların bir parçasıydı.


Bayan Chippy adlı kedi Ernest Shackleton’ın Antarktika seyahatine eşlik etmişti. Ancak Bayan Chippy bilim için feda edilmek zorunda kalmıştı. Çünkü gemi buza sıkışmıştı. Hareket edebilmek için bütün ağırlıklar atılmıştı, buna kedi de dahildi.

1947’de ABD hükümetinin gerçekleri bulmaya ihtiyacı vardı. İki kedi C-131’le yapılan bir parabolik uçuşta yerçekimsiz ortamda kobay olarak kullanıldı. Kedilerin dört ayağı üzerine düşemediği ender anlardan biriydi.

Thomas Edison’ın ekibi tarafından icat edilen Kinetograf’la (video kamera) 1892’de ilk kedi videosu çekilmişti. Ancak bu kediler boks yapıyordu.

 

 

1963’te Felicette uzaya giden ilk kedi oldu. 13 kedi arasından seçilen Felicette, Fransız Veronik AG 1 roketiyle uzaya gönderildi. Beynindeki aktivitiler ölçülecekti. Ancak roketten ayrılan kapsül 100 mil yükseklikteyken düşüşe geçti. Paraşütü açılan kapsülden kedi Felicette canlı çıktı.

Ünlü bilim adamı Nikola Tesla’nın en iyi arkadaşı Macak adlı bir kediydi. Tesla, kedisinin kendisine esin kaynağı olduğunu yazmıştı.

Kuantum mekaniğinin nasıl çalıştığını anlatmak için Erwin Schrödinger’in herkesin anlayabileceği bir şey arıyordu. O da kediydi. İşte Schödinger’in kedisi böyle doğdu.

 

 

 

 

Etiketler