Kedisel Bilgiler

Kedim Hasta !

Soğuk algınlığı insanlarca basit ve sıkça karşılaşılan bir rahatsızlık olarak görülür, yalnız bu hastalık biricik dostlarımız için son derece ciddi boyutlara ulaşabilir. Kedilerin bağışıklık sistemleri bizlerinki kadar güçlü değildir. Bu yüzden dostlarımız soğuk algınlığına yakalandıklarında bu hastalığı ciddiye almamız gerekmektedir.

Peki kedilerde soğuk algınlığı nasıl şekillenir?

İçinde bulunduğumuz soğuk kış günlerinde özellikle kedimizin yaşadığı ev ortamındaki yetersiz ısı sebebiyle vücut ağız ve burun çevresinin kan akışından sorumlu damarlar merkezi sinir sisteminden aldıkları uyarıyla kan akım yönünü yaşam için daha önemli olan organlara, yani beyin, kalp, karaciğer, böbrek gibi hayati önem taşıyan yapılara yönlendirilir. Hal böyle olduğunda ağız ve burun mukozasında kan akımı azalır sonuç olarak bölgesel savunma hücreleri sayısındaki azalma sonucunda kedimizin hasta olmasını sağlayan etkenlere davetiye çıkmış olur. Peki soğuk algınlığına sadece soğuk hava mı sebep olur? Hayır kedimizin hastalıklara karşı olan vücut direncinin düşmesine sebep olabilecek herhangi bir etken bile biricik dostumuzun basit bir hastalık karşısında bile ciddi sorunlarla karşılaşmasına sebep olur.

Soğuk algınlığı nasıl anlaşılır?

Kedilerde soğuk algınlığına sebep olan etkenler arasında feline calisivirüs, feline herpesvirüs (rhinotractihis), klamidya, mikoplazma ve bordotella bulunur, bu etkenlerden bir veya birden fazlası da hastalıktan sorumlu olabilir. Hasta kediler tüm hayat enerjisinden yoksun halde olurlar, günün çoğunu çevreye ilgisiz vaziyette uyuyarak geçirirler, iştahsızlık görülür, her gün çok severek yediği mamasını bile yemek istemez, bunda burnun tıkalı olması etkilidir. Ateş çoğu zaman hastalığın başında görülür, bununla beraber göz ve burun akıntısı her zaman görülmektedir, burun kurudur. Bununla birlikte hapşırma, öksürme , nefes almakta zorlanma, gözde akıntı, çapaklanma ve kızarıklık, ağızda yaralar görülür. Miyavlarken çıkardığı o güzel seslerin kaybolmuş yerini hırıltılı ve gürültülü sesler almıştır.

 Hastalık nasıl bulaşır?

Kedilerdeki soğuk algınlığı insanlara ve köpeklere, insanlardaki soğuk algınlığı da kedilere geçmez, güncel bir konu olan Domuz Gribi olgusunda yurt dışında yapılan çalışmalarda insanlardan kedilere bu virüsün geçebileceği konusunda çeşitli görüşler yapılmış, 1 olguda geçiş saptanmış olsa da henüz resmiyet kazanmamış ve literatürlere geçmemiştir. Kedilerdeki soğuk algınlığına sebebiyet veren etmenler doğrudan temas ve ortak kullanım alanlarında ortak mama, su, kum kabı ve oyuncak gibi şeylerle yalnızca kediden kediye bulaşır. Ağız, burun ve göz akıntıları hastalığın bulaşmasında ki en önemli yapılardır ortak yaşayan kediler bu sebepten dolayı risk altında bulunurlar. Evdeki kedi sayısının fazla oluşu hastalığın yayılmasındaki en önemli sebeplerin başında gelir, her ne kadar hastalığın şekillenmesinde başrol oynayan calisivirüs ve herpesvirüsün dış ortamda dayanıksız olsalar da sokakta yaşayan kediler için daha ağır şartlar söz konusudur. Yavru kediler için bu durum daha tehlikelidir, bağışıklık sitemleri tam olarak gelişmedikleri için hastalığa yakalandıklarında daha üzücü sonuçlarla karşılaşılır.

Biz kediciler ve veteriner hekimler ne yapmalıyız?

Bu konuda kedi severlere çok iş düşüyor, evdeki can dostumuz hasta olduğunda akla ilk gelmesi gereken bir veteriner hekim desteğidir, çünkü evde yapılacak şeyler kedimizin yaşam kalitesini arttırmaktan öteye gitmeyecektir. Kedimiz için ılık bir ortam sağlamak onun sevdiği yiyecekleri hazırlamak hastalığı yenmek için yalnız başına yeterli değildir, bu durumda hastalık daha ciddi boyut kazanmadan deneyimli ve güvenilir bir veteriner hekimin gözetimine bırakmak yapılacak en doğru şeydir. Veteriner hekimin yapacağı testler sonucunda, hastalığa sebep olan etken tespit edilir ve ona karşı tedavi başlatılır. Veteriner hekimin görevi kedinin en kısa sürede hastalığı atlatmasını sağlamaktır, gerekli durumlarda hastanede müşade altına alınmalıdır gerek duyulmadığı takdirde kediciğin annesi veya babası ona ait bir oda hazırlamalı evde başka kedi varsa ayrı tutulmalıdır. Bu tedbirler henüz hastalık bulaşmamış olan evin diğer bireylerine hastalığın geçişini bir nebze önleyecektir. Elbette sokak kedileri de aynı önemi hak ediyorlar, nasıl olsa biri görür ve veterinere götürür diye düşünmemeliyiz “biri” biz olmalıyız. Erken teşhis ile tedavisi mümkün olan basit bir üst solumun yolları hastalığı, tedavi edilmediği takdirde kendini zatüreye çevirebilir ve biricik dostumuzun yaşamını tehlikeye sokabilir.

 

Kedimizi Hastalıktan korumak için ne yapabiliriz?

Veteriner hekimlerin asıl görevi koruyucu hekimliktir, bu sebeple bizlere düşen görev hasta sahiplerini bu hastalıklar konusunda bilinçlendirmek ve güncel konuları tartışmaktır, bilinçli veteriner hekim, hasta sahiplerinin hastalıklar konusunda bilgili olmasındaki baş aktördür. Biz kedicilerin en önemli görevi kedilerimizin zamanında aşılanmasını sağlayıp onların hastalıklara karşı direnç kazanmasını sağlamaktır, eğer onları hasta görmek istemiyorsak aşılamanın önemini kavramamız gerekmektedir. Bunun dışında biricik dostlarımızın yaşam kalitesini üst seviyede tutmamız gerekmektedir, stresten uzak, sevginin yoğun olduğu bir ortam hazırlamak biz kedicilerin en önemli sorumluluğu olmalıdır.
Unutulmaması gereken bir şey daha; en etkili ilaç her daim sevgidir.

 CAT55