Kedisel Bilgiler

MIRLARIM

Yalnız olduğumda mırlamam. Yanımda insan varken mırlarım. Bu şekilde iletişim kurarım.

Kediniz neden mırıldıyor?

Dünyada bundan daha güzel bir ses var mıdır? Elinizi o güzelim tüylerin üzerinde gezdirirken gözlerini yumar ve kendisini güvenliğinize teslim ederek mırlamaya başlar. Adeta “ben de seni seviyorum” der.

Kediler neden mırlar? Aslında bu soruyu aylar önce bir okurumuz bize sormuştu ve biz de ona verdiği bu ev ödevi için teşekkür etmiş, dersimize çalışıp cevap vereceğimizi belirtmiştik. Ama araya bir çok şey girdi. Yanıtlamak bugüne kısmetmiş. Kedilerin neden mırladığı bilim adamlarının da ilgi alanına girmiş ve bu konuda epeyce bir araştırma yapılmış. Görülmüş ki, tüm yavru kediler, mırlama yeteneğine sahip olarak doğuyorlar. Ayrıca tek mırlayan ev kedileri değil, tüm kedi türlerinin mırlama yeteneğine sahip oldukları anlaşılmış.

Kedilerin neden mırladıklarını açıklamadan önce nasıl mırladıklarını açıklayalım. Bu konuda bilim adamları arasında tam bir fikir birliği bulunmamakta. Bilim adamlarının kedilerin mırlama tekniği ile ilgili olarak tek mutabık oldukları husus, kedilerin bu sesi bir titreşim ile çıkardıkları. Bazı bilim adamları gırtlak ya da diyaframın titretilmesi ile bu sesin çıkarıldığını iddia ederken, bazı bilim adamları ise kedilerin göğüs bölgelerindeki kan damarlarını titreterek bu sesi çıkardıklarını düşünüyor. Öte yandan kedilerin yüz ve baş kemiklerini harekete geçirerek mırlama sesini çıkardığını düşünen bilim adamları da bulunmakta.

 

Renk ve biçimlerine göre kedilerin mırlamalarında farklılıklar olduğunu biliyor muydunuz? Kedilerin mırlama seslerini teybe kaydeden bilim adamları görmüşler ki, kedilerin çıkardığı ses aralığı birbirlerine yakın seyrediyor ve genellikle 20 ila 140 Hz arasında bir titreşim ortaya çıkıyor. Kimilerine göre bu titreşim bir dizel motorun titreşimine eşit, ama bu teyit edilmiş bir bilgi değil.

 
Kedilerin mırlarken beden hareketleri de incelenmiş ve bazı kedilerin hareketsiz kalırken bazı kedilerin yeri tırmalama eylemi ile aynı anda mırladıkları fark edilmiş.

 

Şimdi kedilerin neden mırladığına gelebiliriz. Kediler mırladığında genellikle mutlu oldukları düşünülür. Araştırmalar sonucunda anlaşılmış ki, bu yargı yanlış değil ama eksik.
Şimdi şaşırmaya hazır olun! Kediler sadece mutlu iken değil aynı zamanda mutsuzken ve acı çekerken de mırlamaktalar. Buna en güzel örnek doğum yapan dişi kedilerin doğum anındaki mırlamaları gösteriliyor. Zira anlaşılmış ki mırlama aslında bir mutluluk eylemi ama aynı zamanda bir rahatlama eylemi. Yani kedilerin -özellikle acı çekerken- mırlayarak aslında acılarını azaltmaya yönelik bir terapi yaptıkları anlaşılmış. Mırlama ile gerçekleşen titreşimin acıyı azalttığı ve kediyi hem fiziksel hem de psikolojik olarak rahatlattığı tespit edilmiş.

 
(Ne kadar konuya bilimsel bir kanıt olabilir bilemiyoruz ama veteriner hekime gitmekten son derece korkan bazı kedilerimizin klinikte son derece huzursuz olduklarını ama kucağımıza aldığımızda sürekli mırladıklarını fark etmiş idik. Belki de huzursuzluklarını kendilerince gideriyorlardı.)

 
Şimdi söyleyeceklerimiz daha da şaşırtıcı gelebilir. Gerçi bu konuda bilimsel bir kanıt yok ama iddialar var. Kedilerin mırlayarak gerçekleştirdikleri bu rahatlatma eyleminin sadece kedilerde değil insanlar üzerinde de faydası olduğunu düşünenler var. Son yıllarda moda olan “healing yöntemleri”yle kıyaslandığında kedilerin çıkardığı titreşimli sesin insanlar üzerinde alternatif bir tedavi yöntemi olarak kullanılabileceği yine aynı çevrelerin iddialarından. Dediğimiz gibi bu şimdilik bir iddia.

 
Kedi dünyası her zaman sürprizlerle doludur. Kediler zaten başlı başına bir sürpriz değil mi? Sadece mutlu oldukları anda değil mutsuz ya da acılı anlarında bile mırlayarak kendilerini tedaviye yönelen bu harika canlılara imrenmemek mümkün mü? Bir düşünsenize, acılarından ya da üzüntülerinden kurtulmak için biz insanlar ağrı kesicilere, anti-depresanlara koşarken kediler bunu doğal yollardan yapıyorlar. Kısacası kediler doğuştan Prozac.

Kaynak: Hayvanlar Alemi (PC Türk)

 

Mırmırdaki Mucize

 

Kediler mırlayarak hem kendilerini hem sahiplerini iyileştiriyor!
Aslandan pantere kedigillerin çoğunda bedendeki titreşimlerle birlikte görülen derin ve tipik mırlama uzun süreli çalışmalarla anlaşılmaya çalışıldı. Çok genç dönemlerde başlayan mırlama ileri yaşlara kadar devam eder. Mırlamanın mekanizması hâlâ tam olarak anlaşılabilmiş değildir. Uzun yıllar kedilerin gırtlağındaki titreşimlerden kaynaklandığı düşünüldü. Doğrulamak ya da aksini kanıtlamak için yapılan deneysel bir çalışmada (1981 Hardi ve Co.) larynx (gırtlak) çıkarıldı. Buna karşın kedi mırlamaya devam etti. Stogdale 1985’teki bir çalışmasında diyaframın (göğüs ve karın boşluğunu birbirinden ayıran kaslı yapı) titreşimlerinden kaynaklandığını savundu. Ancak bu görüşte tam olarak açıklayıcı değildi. Bu konudaki güncel düşünce; diyafram ve kalbin yanından geçen büyük bir toplar damarın (vena cava) içinden geçen kanın titreşimleri oluşturduğu şeklindedir. Bu bölgedeki dar geçitlerden akan kan bir çalkantıya neden olmaktadır. Neuro vejatatif sinir sistemindeki durumlar bütün vücuttaki titreşimleri tahrik etmekte, soluk borusu yoluyla kafatasındaki göz çukuruna kadar ulaşmaktadır.
Herşey aslında titreşir kedilerde bu karakteristik olarak gevşemenin bir görünüşü olarak kabul edilir (relax). Bu gevşeme uzun zaman kedilerde memnuniyetin bir ifadesi olarak görüldü ancak kediler de ağrı duyduklarında ya da stres altındayken de mırlarlar.

Rezonans olgusu; bu fiziksel bir olgudur ve çok sık görülebilir. Ne zaman bir kas, bir bölge titreşmeye başlasa tüm vücut katılır ve uyumlu bir şekilde titreşir. Bu olaya keman iyi bir örnektir. Kemanda bir teli titreştiğinde bütün saz uyumlu bir şekilde titreşerek ses çıkarır. Kedilerdeki mırıltıda böyledir ne zaman mırlamaya başlarsa bütün kaslar uyumlu bir şekilde titreşimlere katılır.
Yayınlanan araştırmaların sonuçları; iyileşme sürecinin, yeni dokuların gelişiminin hızlanması ile bu sesler arasındaki olumlu ilişkinin varlığını göstermektedir. Kesinlikle  bu bas frekanstaki seslerin vücut üzerinde yapıcı, olumlu etkileri vardır.Şifrenin frekansı 25 / 50 hertz:
Kedi mırıltısını analiz edersek dalga boyunun 25-50 hertz arası frekansta olduğunu görürüz. Bu bas sesleri müzik bestecileri iyi bilir; duyguları tahrik etmek, metabolizmayı direk olarak etkilemek için kullanırlar. Peki bu etkinlik ölçülebilir mi? Hayvan koruma örgütleri doğadaki çeşitli hayvanların seslerini araştırmalar için toplamaktadır. Ortopedi doktorları bu frekanstaki sesleri kullanarak başarılı bir biçimde bir çok kemik kırığını, dejenaratif eklem -kemik yangılarını  iyileştirebilmektedirler.

Aynı zamanda, hayvan sesleri araştırmacıları veteriner fakültelerindeki istatistiki kayıtlarda buldukları bir gerçekte göstermektedir ki, kedilerde benzer yaralarda ve benzer tedavilerde mırlayan kedilerin çok daha çabuk iyileştikleridir (5 gün)
İyileşme hipotezi (anabolik etki): Mırlamanın gerçekten iyileştirici etkisi vardır.

Mutlulukta, acıda yerine koyma (kendini ayarlama – uyum):
Veteriner Hekimler acı çeken kedilerin tedavisi esnasında mırlamanın iyileştirici gücünü fark ettiler; sevecen bir şekilde onu kollarımızda tutarken o hoşnut bir biçimde mırlamaktayken aslında biz çok uzaklardayız o annesinin yanında gibi hissetmektedir.

Mutluluk ve acı her iki durumda da aynı anda benzer duyguları duyumsamaktadır.
Mırlarken iyi ise daha iyi olmak için, hastaysa iyileşme içgüdüsü ile davranmaktadır.

Uyku ve mutluluğun metabolizma üzerindeki olumlu etkileri iyi bilinen gerçeklerdendir. Bizler de uyurken büyürüz, vücut dokularımız gelişir, hafızamız kuvvetlenir. Kediler acı, ağrı çekerken mırlama vücudun bu duygulara karşı tepkisi olarak ortaya çıkar, hastalığa karşı direnmesi olarak yorumlayabiliriz. Bu yerine koyma ve güçlenme davranışını beyindeki otonom sinir sistemi kontrol eder.
Veteriner Hekim M. Hakan Boyar

Mırlama:
Kedicilerin gözlemleyip, iyi bildikleri bir olgudur; tortop olmuş bir tüy yumağının, güven içinde, mutlu mutlu mır mır mırda mır uyuyuşları kedilerin. Kimi insan imrenir onların bu uyuyuşuna, çoğunda da şefkat hissi uyanır, neredeyse üstüne bir örtü örtme isteği gelişir, uyandırmamak için sessizce hareket ederler. Üzüntülü ve gergin olduğunuz zaman kedinizin mırıltısını dinleyin, tüm kaygılarınızı, endişelerinizi alacaktır. Onun kadar olmasa da sizde gevşeyeceksiniz, stresiniz dağılacaktır. Hemen burada akla gelen soru ; sinirsel aktarımı sağlayan kimyevi maddeler ile hormonlar arasında bir bağlantı var mıdır? Uyku, uyuma olgusuna katılan 30 faktör tanımlanmıştır. Bunların etkileri, etkileşimleri göreli olarak sınırlı bir süre için tam olarak açıklanamamıştır, üzerinde çalışmalar devam etmektedir. Özellikle biyolojik etkinlikleri açığa çıkarılmaya çalışılmaktadır. Yalnız çalışmalar sırasında tespit edilen bir gerçek, kedinin mırlamasını dinleyen bir insanın beynindeki sinir hücrelerinde seretonin üretildiği, hipokampus ve amygdala merkezlerinin etkinleştiği yönündedir.

İnsanlarda; amygdala (corpus amygdaloideum) beyin loblarının yan tarafının orta kesiminde yer alır ve duygusal olarak anahtar rolü oynadığına inanılır. Limbik sinir sisteminin bir parçasıdır, insan ve hayvanlarda korku, fobi ve memnuniyet duygularının geliştiği bölümdür. Hasar gördüğünde ya da bozukluk geliştiğinde otizm, narkolepsi, depresyon, fobi ve travma sonrası hastalık halleri görülür. Özellikle sinir iletilerinin iletilmesini sağlayan sinirsel iletici kimyevi maddelerin dengesizliğinden olumsuz etkilenir. Koku alma merkezi çalışmasına, feromon salgılanma mekanizmasına katılır.
Kedinin uyurkenki görünümü, mırıltı sesinin insanda uyandırdığı duygular serotonin üretimini ve salınımını tahrik eder. Kedinin mırlaması insanlarda mutluluk hissinin duyulmasını sağlayan endorfin ve serotonin salgılanmasını temin eder.
Kedilerin varlığının bizlere getirdiği yarar önce gözlerimizde şekillenir, başlar. Yeter ki bakmasını bilelim.

Mırlama, keşif amacıyla yapılan yolculuk:
Amerika’da Köpüren isimli bir dergi araştırma amacıyla bir ses CD’si hazırlamış. Bu CD’de fonda müzik olmaksızın sadece kedi mırıltıları varmış. Bunları test amacıyla 250’nin üzerindeki okuyucusuna ve web gezginlerine göndermiş ve dinlemelerini istemiş. Gelen sonuçlarda bazıları normal olarak nitelemiş. Ama 30 kadarı can kulağı ile dinlediği için çok etkileyici sonuçlar bildirmişler. Bazıları;
– Gerçekten uykuya dalmama yardımcı oldu.
– Kedi mırıltısının bilindik sesi zor yaşam koşullarında bile ayırt edilebilecek kadar dikkat çekiciydi gülümsedim.
– Sanki derin bir mor ışığın etkisi altında kalmışcasına gevşedim.
– Acil ve fark edilebilir derecede streste azalma.
– Ellerimin ve ayaklarımın içlerinde karıncalanma gibi bir rahatlatıcı bir enerjinin dolaştığını hissettim.
– İlk 15 dakikadan sonra derin ve rahat bir solunum, kendimde bir hafifleme hissettim.

Derginin bu sonuçlardan sonra okurlarına önerisi kedi seslerini düşük volümde dinlemeleri, mümkünse kulaklıkla dinlemeleri şeklindeydi. Ayrıca araba kullanırken, dişleri sıkarak dinlenmemesi gerekir deniyordu. İstenilen sonucun alınması için sanki ortamda bir kedi varmışcasına sakin – sessiz bir ortamda dinleyin şeklinde öğütlüyorlar. ”Uzanın bir kanepeye, rahatlayın, dinleyince gevşeyeceksiniz. Onun mırlaması, senin karışık olan aklını düzeltecek, sukunetini sağlayarak rahat ve huzurlu bir uykuya götürecektir” deniyor dergide, ayrıca veri toplamak için önerilerimiz doğrultusunda CD’yi dinleyin ve sonuçları lütfen bildirin gibi bir not da var.

2005 Yılında hazırladığım bir yazı…

Kaynak: http://kediterapisti.blogspot.com.tr/2014/07/mrmrdakimucize-kediler-mrlayarak-hem.html