Kedisel Bilgiler

Tanrıça Bast

Hayatımızın her alanına dahil olan kediler elbette mitolojide de var 🙂

Tanrıça Bast, Mısır mitolojisi adına oldukça önemli figürlerden biridir. Bazı kaynaklarda Bastet, Baset, Ubasti veya Pasht gibi isimlerle de anılan Bast’ın büyük kült merkezi ise, bir delta şehri olarak bilinen ve ünlü tarihçi Herodot’un vakayinamelerinde adı geçen Per-Bast’ta idi.

6089_bast_by_badhead_gadroon

Bilinen ilk tapınılma tarihlerinin İkinci Hanedan olduğu söylenen ana kedi tanrıça Bast, antik tanrıçalar arasında yer almaktadır. Yukarıda bahsedilen kült merkezi Par-Bast şehrinde gerçekleştirilen kazılarda, kutsal kabul edilen kedilerin mumyalandarak konduğu mezarlar da bulunmuştur.

İlk zamanlarında Aşağı Mısır olarak bilinen coğrafyanın koruyucu tanrıçası olarak bilinen Bast, o zamanlar vahşi bir aslan şeklinde tasvir ediliyordu. Zaten isminin anlamı da “yiyici, yiyerek yok edici” manalarına gelmekteydi. Milattan önce 1456 yılından itibaren ise, ev kedileri ile özdeşleştirilen Bast, bu şekilde tasvir edilmeye başlanmıştı. Koruyucu tanrıça sıfatı ile, firavunu savunan ve onu koruyan bir tanrıça olarak bilinmekteydi. Bast, bir diğer önemli mitoloji tanrısı Ra’nın kızı sayılmakla beraber, “Ra’nın Gözü” şeklinde betimlenen tanrılar arasında yer almaktaydı.

Tanrıça Bast, aslında ilk zamanlarda bir güneş tanrıçası olarak bilinse de, Yunanların Mısır topraklarına gelmesinden sonra, yine bu millet tarafından bir ay tanrıçası halinde tasvir edilmiştir. Mitolojinin cilvelerinden biri, kimi tanrıların ve tanrıçaların toplum farklılıklarından dolayı birbirlerine benzetilmesi, hatta karıştırılması durumudur; ki Bast, kimi zaman Artemis ile de ilişkilendirilmiştir. Yunan mitolojisi çerçevesinde ise, Bast Ailuros, yani kedi ismi ile anılmıştır.

6089_garden-bast-black-gold-pt-7594

İlerleyen zaman içinde, çoğu katip ismini Bastet olarak yazmıştır. Halbuki Bast isminde, zaten dişilik takısı bulunmaktadır. Bastet isminde ise, iki adet dişilik takısı olmuştur.

Aslan başlı tanrıça Sekhmet ile beraber anıldığı için, bu tanrının olumlu bir yansıması olarak da literatürde yerini alan Bast, aslan başlı figürler ile de kimi zaman betimlenmiştir.

Yeni Krallık çağlarında ise, bir kedi – aslan tanrı olarak bilinen Maahes’in annesi olarak hakkında bazı arkeologların fikir yürüttüğü Bast, Aşağı Mısır’ı koruması nedeni ile, bu bölgenin baş tanrıçası Wadjet ile de bağlantılandırılmış ve en nihayetinde ise Wadjet – Bast olarak ortaya farklı bir isim ile çıkartılmıştır.

YA DA
Öykülere, efsanelere konu olan kediler, Tanrılık katına çıkartıldı. Nil vadisinin insanları kediyi, neşe ve müziğin, güzel şarkıların, kıvrak dansların temsilcisi kedi kafalı tanrıça Bastet (Bast) ile özdeşleştirdiler. İnanışa göre, kedi miyavladıkça evin içi tanrıçanın insanlara hediyesi sayılan neşeyle dolarmış. Mısır mitolojisine göre Bastet, tanrılar tanrısı Ra’nın ve İsis’in kızıydı. Efsaneye göre, Bastet bir gün babası Ra’ya kızarak Mısır’ın güneyindeki Nubia çölünde inzivaya çekilmiş ve bir aslana dönüşmüş. Bir süre sonra Ra kızını affedip Mısır’a geri çağırmış. Bunun üzerine aslan görüntülü Bastet, Assuan yakınlarında Nil’in suyunda yıkanmış ve hemen orda bir kediye dönüşerek, üzerine bindiği kayıkla Bubastis’e gitmiş ve bu bölgede tanrısal yaşamına devam etmiş. Babasına kırgın olan Bastet, bu neşe dağıtan, uysal, sevimli yaratık kedinin simgelendiği güzel bir tanrıça oluvermiş. Bastet’in tanrısal özellikleri bununla bitmemiş. Başta cinsellik ve doğurganlık tanrıçasıyken, daha sonra ölüleri koruma, yağmur yağdırma, hastalara ve çocuklara şifa verme, müzik ve dans, ay, analık ve aşk tanrıçası haline de gelmiş. Mısırda kedinin tanrılaştırılmasının nedeni, fare yakalaması dışında, kedinin avlanma yeteneğine duyulan saygı, güzelliğine duyulan sevgi, ve gizemli kişiliğine duyulan korkuyla karışık hayranlıktı.

Bir başka efsaneye göre, M.Ö. 525 yılında Pers kralı 2. Kambis, askerleriyle Mısır’ ın kapılarına dayandığında Peluz’ da bekleyen Mısır ordularının direnişiyle karşılaştı. Ancak kurnaz Pers kralı, Mısırlıların hassasiyetini göz önüne alarak çevrede ne kadar kedi varsa, askerlerine toplattırıp onları birer kalkan olarak kullanmış. Mısırlılar da tanrıça Bastet’ in temsilcisi kedilere zarar gelmesin diye silahlarını bırakarak teslim olmuşlar. Kimi zaman tanrıça kimi zaman şeytan sayılan kediler zaman erkeğe oranla kadına daha yakın olmuştur. Kedi tanrıça Bastet, dişiliğin simgesiydi. Bir tarihçi, “kedi tanrıça, garip bakışı, çekik gözleri, kıvrak beli, soylu duruşu ve hayvani hayasızlığıyla, her mısırlı kadının aklını karıştıran ve benzemek istediği bir yaratıktı,”diye yazıyor. Bir başka tarihçi de, “kadınlar günümüzün vamp kadını gibi, kedinin yürüyüşüyle salınarak yürüyebilmek için çok uğraşırlardı” demektedir

Kediyi kutsallaştıran Mısırlılar, yaşamdan sonraki hayatta tekrar beraber olabilmek için kedileri de mumyalamışlar. Yapılan kazılarda birçok kedi mumyasına rastlandı. Ayrıca, kedilerin hayranlık uyandıracak güzellikte heykelleri bulundu. Bu heykellerin dışında Vatikan’ın eski Yunan ve Roma salonlarında bronz ve mermer, Napoli müzesinde mozaik kedi heykelleri sergilenmektedir.